Endülüs'ten Anadolu'ya: İslam Şehirleri

Medeniyetler şehirlerde doğar. İslam medeniyeti de camisi, medresesi, çarşısı ve çeşmesiyle kendine has bir şehir ruhu kurdu. Kurtuba'dan İstanbul'a bu şehirlerin hikâyesi, aslında bizim hikâyemizdir.
Kurtuba: Avrupa'nın İlim Başkenti
Endülüs Emevilerinin başkenti Kurtuba, onuncu yüzyılda sokakları aydınlatılan, yüz binlerce ciltlik kütüphanesi olan bir dünya kentiydi. Avrupa'nın dört yanından öğrenciler buraya akıyordu. Kurtuba Ulu Camii'nin sütun ormanı, bugün bile o çağın ihtişamını fısıldar. Elhamra'nın nakışlarındaki "Galip ancak Allah'tır" yazısı, Gırnata'nın son sözü oldu.
Bağdat ve Buhara: Doğunun Yıldızları
"Dünyanın kavşağı" Bağdat, Beytü'l-Hikme'siyle çeviri ve bilim çağını başlattı. Buhara ve Semerkant ise İmam Buhari'den Uluğ Bey'in rasathanesine, hadisin ve astronominin başkentleri oldu. Bu şehirlerin medreselerinde yazılan eserler, bugün hâlâ okutuluyor.
Kudüs, Şam, Kahire
İlk kıblemiz Kudüs, üç dinin buluştuğu emanet şehirdir. Emevi başkenti Şam ve Ezher'in kenti Kahire, ilim silsilesinin köprü ayaklarıdır. Bu şehirleri tanımak, ümmet coğrafyasını kalben tanımaktır.
İstanbul ve Anadolu
Fetih müjdesine mazhar İstanbul, mimarisiyle İslam şehirciliğinin zirvesidir; Süleymaniye bir külliye değil, şehir felsefesidir. Konya, Bursa ve Mardin ise Anadolu'nun manevi haritasının köşe taşlarıdır.
Okuma Önerileri
Endülüs tarihi çalışmaları, İslam şehirciliği eserleri, seyahatnameler (İbn Battuta ve Evliya Çelebi) ve şehir monografileri bu yolculuğun rehberleridir. İslam Tarihi rafımızda medeniyet şehirlerini anlatan eserler Tuva Kitap ayrıcalığıyla sizi bekliyor.




